Beşiktaş Ertuğrul Sağlam zamanında 6 hafta sonunda, 4 galibiyet, 2 beraberlik ve 0 yenilgiyle 2nci sırada iken, yönetimin Ertuğrul Sağlam’dan daha iyi diye getirdiği (!) Musataf Denizli döneminde, 8 haftada 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 4 malubiyetle ancak 11 puan toplayarak en iyi ihtimalley ( bu yazıyı yazarken GS maçı oynanmamıştı) 5nci sıraya düştü. Bu kadar kötü bir duruma nasıl düştük?
Öncelikle olarak, “sayın Mustafa Denizli” ne olduğunu anlamadığımız bir nedenden dolayı 3 alt yapıdan kazandırılmış gelecek vadeden yeteneği, işime yaramıyor diye geri gönderdi, amenna vardır bir bildiği diyelim. Ama son 2 haftadır yaptığı değişiklikleri anlamış değilim. Formunun en iyi dönemini geciren Holosko yedek beklerse, defansın çelik kapısı Zapo son dakikada cıkarılması, Uğur İncemen’ın bir türlü sevmeyişini anlayamadım. Yoksa bu oyuncuların ortak noktası, değişik zamanlarda basında “Ertuğrul iyi bir hocaydı” demecleri mi? Yoksa “Sayın Mustafa Denizli” saltanat kuracağım diye takımı al-aşağı mı yapıyor? Ve hala “Sayın Mustafa Denizli” neden taraftar tarafından alkışlanmadığını anlayaamdı herhalde. İşin kötü tarafı bunu önetimin pişkinlik yapıp anlamazlıktan gelmesi.
Bundan daha acısı ise, hala “Sayın Mustafa Denizli” “beşiktaş taraftarı neden üzülsün ki? şampiyonluğun en güclü adayı beşiktaştır” diyebiliyorsa, ben bundan doğru şey cıkarmam, kızmakta sonuna kadar haklıyım.
Bunun yanında yönetmin hala arkasındayız acıklamaları daha da komik. Ertuğrul Sağlam ve daha önceki Tigana, Del Bosque , Rıza Calımbay arkasında durduğunuz gibi mi duruyorsunuz? Zaten “Sayın Yönetim” bizi arkadaşalrımız arasında “ya sizin sözünüz güvenilmez” diyerek yeterince rezil ettiniz. Futbol bir zevk sporu iken, taraftara bu kadar işkence neden? Kadromuz kötü olsa acıklamanız olurdu, beşiktaşın 2003 yılından beri en iyi kadrosu bu.
Bu hafatlık hezimetten sonra, bayram tatilinden dönerken, gazetelerde, yönetim istifa etmiştir haberi duymak olabilecek en güzel olay olurdu herhalde.
Tags:
Beşiktaş,
bjk